Altın Silsile'den Altın Halkalar

Altın Silsile Nedir?

Silsile; zincir, art arda gelen şeyler anlamlarında kullanılan Arapça bir kelimedir.

Tasavvuf terimi olarak ise hâl-i hazırda intisap edilen şeyhten Hz. Peygamber(sav)’e kadar uzanan
mürşitler silsilesine “Altın Silsile” denilmektedir

Altın Silsile
Sıralı Liste

Hazret-i Muhammed(sav)’den
günümüze kadar tarîk-i âliyyede
hizmet etmiş Allah dostları:
Nakşîbendî – Hâlidî – Dârendevî
kolu mürşidleri

Tasavvuf Nedir?

Kaynağını Kur’an ve sünnetin ruhundan alan İslâm Tasavvufu, Muham­medî bir ifade ile: “İslâm’dan İman’a, İman’dan da ihsâna doğru” yükselen bir mü’minin gönül iklimindeki manevî terakkinin adıdır.

"Âlimler; Peygamber Vârisleridir."

“Âlimin âbide karşı üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Şüphesiz ki âlimler, peygamberlerin vârisleridir.”

🔹 Hazret-i Muhammed (sav) | Ebû Dâvûd, İlim 1

Altın Silsile Dünya Atlası

Silsilede yer alan ve İslâm'a hizmet etmiş Allah dostlarının kabirlerini
dünya haritası üzerinde inceleyebilirsiniz.

Tıkla İncele

Altın Silsile'den
Altın Halkalar

16

Şâh-ı Nakşbend (ks)

Hayatını Oku
24

İmâm-ı Rabbânî (ks)

Hayatını Oku
30

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (ks)

Hayatını Oku

Tarîkat Nedir?

Sözlükte “gidilecek yol, izlenecek usul, hal ve gidiş” anlamındaki tarîkat terim olarak; “Allah’a ulaşmak isteyenlere mahsus âdet, hal ve davranış” demektir. Tasavvufta Hakk’a ulaşmak için benimsenen usul, tutulan yol demektir.

Altın Silsile'den
Altın Halkalar

38

İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak (ks)

Hayatını Oku
39

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (ks)

Hayatını Oku
40

Es-Seyyid Hamid Hamidettin Ateş

Hayatını Oku

"Eğer kendime bir dost edinseydim..."

“Eğer kendime bir dost edinseydim, mutlaka Ebû Bekir’i edinirdim. (Kendini kastederek) Haberiniz olsun, arkadaşınız Allah(cc) Teâlâ’nın dostudur.”

🔹 Hazret-i Muhammed (sav) | Tirmizî, Menâkıb, 15

Altın Silsile'den Kısa Bilgiler

Nakşîbendî yolunun Hâlidî-Hâkî-Dârendevî kolunda günümüze kadar hizmet etmiş Allah Dostları hakkında kısa bilgileri burada bulabilirsiniz.

İmamü’l-Harameyn, Rasülü’s-Sakaleyn, Seyyidü’l-Kevneyn, peygamberlik zincirinin son hâlkası olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz. M. 571 yılında Mekke’de dünyaya gelmiştir. Cenab-ı Hakk’ın “Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” diye buyurduğu Sevgili Peygamberimiz insanlığa bir huzur ve kurtuluş reçetesi sunmuş ve hicretin 11. yılında (m. 632) Medine’de âlem-i bekâya irtihâl etmiştir. Medine-i Münevvere’de Mescid-i Nebevî’deki haziresinde medfundur.
Altın Silsile’nin Rasulullah (s.a.v) Efendimiz’den sonraki ikinci ismi olan Hz. Ebubekir Sıddık (r.a.) Efendimiz, Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e olan sadakatı ile malumdur. Kendileri hakkında Peygamberimiz (s.a.v): “Kimi İslâm’a çağırdımsa reddetti. Fakat Ebubekir hiç tereddüt etmeden çağrımı kabul etti.” buyurmuşlardır. Peygamberimizin hicretinde yol arkadaşı olmuştur. Hafî zikri Peygamberimizden Sevr Mağarasında bizzat talim etmiştir. Sadık bir peygamber dostu ve aşığı olan Sıddık-ı A’zam Efendimiz m. 573 yılında doğmuş, hicretin 13. yılında (m. 634) Medine’de vefat etmiştir. Kabr-i şerîfleri Peygamber Efendimiz'in yanındadır.
Aslen İranlı olan Selmân-ı Fârisî (r.a) Hazretleri sıkıntı ve meşakkat dolu uzun bir arayıştan sonra Rasululllah (s.a.v) Efendimizi bulmuş ve Âlemlerin Peygamberi’nin lisanıyla“Ehli Beyt”ten sayılmıştır. Altın Silsile’nin Peygamber Efendimiz (s.a.v)’den sonraki ikinci altın yıldızı olan Selmân-ı Fârisî (r.a) hicretin 35. yılında (h. 35/m. 655) İran’ın Medain şehrinde vefat etmiştir.
Hz. Ebubekir (r.a.)’in torunu olan Kasım bin Muhammed Hazretleri, hicretin 20. yılında (m. 640) doğmuştur. Uzun boyluydu, mübarek vücutları zayıftı, Allah korkusundan dolayı boynu bükük ve gözü yaşlı dolaşırdı. Hicri 106 yılında (m. 725) Mekke’de vefat etmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in mübarek neseb-i âlîlerinden İmam Hüseyin (r.a.) Efendimiz’in torunu olan Câfer-i Sâdık Hazretleri hicretin 83. yılında (m. 702) Medine-i Münevvere’de doğmuştur. Kur’an-ı Kerim’in feyzini ve manevî hükümlerini 34 sene ümmeti Muhammed’in kalplerine yerleştirmiş olan Câfer-i Sâdık Hazretleri hicri 148 (m. 765) yılında Medine’de vefat etmiştir.